The Last Family Member | Chapter 5


CHAPTER FIVE: THE SCAR

Harry’nin nefesi ağzında donmuştu. Annesiz ve babasız büyüyeceği gerçeğinin farkına vardığı günden beri bununla yaşamayı öğrenmişti ama bir kardeşten mahrum olduğu gerçeğiyle nasıl yaşayacaktı? Beraber büyüdüğü kardeşi olsaydı belki de hayatı boyunca yaşadığı zorluklarla daha kolay baş edebilecekti Harry ama o daha doğmadan ölmüştü. 

Defter ellerinin arasından kaydı ve dizinin dibinde oturan Hermione’nin yanına, yere düştü. Ortak salonda şömine karşısındaki kırmızı koltukta oturuyorlardı. Hermione, okuduğu Gelecek’ten gözlerini ayırdı ve düşen defteri alıp Harry’e verdi. Onun boş bakışlarla hızlı hızlı soluklandığını görünce kaşlarını çatıp, “Harry, ne oldu?” dedi merakla. Şimdi yanında oturan Ron’da Harry’nin tuhaf durumunun farkındaydı, kaşlarını çattı. Okuduğu bir şey onu çok şaşırtmışa benziyordu.  Harry, kıza cevap vermedi. Koltuktan yavaşça kalktı ve ortak salonun çıkışına yöneldi.  Giderken gözlerinin sulandığı, ağladı ağlayacak olduğu ikisinin gözünden kaçmamıştı…

Issız koridorlar boyunca nereye ne amaçla gittiğini bilmeden koşarken ağlıyordu.  Sadece durmadan koşmak, o bilgiyi ardında bırakabilecekmiş gibi aklından uzaklaştırmak istiyordu. Bir kardeş… Adını bile bilmiyordu, asla da bilemeyecekti. Yolu buz esen bahçeye düştü. Üstünde uzun kollu tişörtünden başka bir şey de yoktu, hemen üşürken koşmayı bıraktı. Biraz sonra titriyordu ama aldırmadı genç adam. Hem soğuktan hem de onu üzen bu gerçeklikten dolayı titriyordu. Dizi üzerinde çöktü ve buraya koşarken içinde tuttuğu bağırma dürtüsünü serbest bıraktı. Ciğerleri bağırmaktan tükenene, boğazı acıyana ve soğuktan çenesi de titreyene kadar bağırdı, kırağılaşmış çimenleri yoldu. Acısı büyüktü. Sonra birisi, “Harry!” dedi arkasından. Hermione idi. Ron’la beraber geldiğinde koşmaktan nefes nefese kalmıştı ve ağzından buharlar çıkıyordu. Yanına diz çöktü ve arkadaşına sıkıca sarılırken o da gözyaşlarını tutamadı. “Ah, Harry… Çok üzgünüm. Çok üzgünüm.” Harry’de ona sarıldı, sıktı. Varlıklarına rağmen kendisini o kadar yalnız hissediyordu ki… Ron ne yapacağını bilememişti, ayakta öylece dikilirken soluklanıyor ve üzgün üzgün bakıyordu. Sonra Harry’nin soğuktan titrediğinin farkına varıp harekete geçti ve montunu çıkarıp onun omuzlarına attı. “Donacaksın abi…”
Harry, teselli bulunca Hermione’den ayrıldı. Sonra kendinde güç bulup Ron’un elini tutarak ayağa kalktı ve ona da sarıldı.

*

Birlikte ortak salona dönerlerken Harry, aklındaki sorulara yanıt arıyordu. “Bunu bana daha önce neden söylemediler? Böyle öğrenmeli miydim?”

“Belki de teyzen de bilmiyordu, Harry.”

Ron katılmıyordu, “Ama insan, kardeşinin hamile olduğunu nasıl bilmez?”

Hermione’nin buna vereceği bir cevap yoktu, omuz silkti. “Bir açıklaması olmalı…”

Harry, “Peki ya Sirius’a ne demeli? Bütün o eşyaların annemden olduğunu nasıl söylemez? Onlarla yaşadı. Onları evinde ziyaret etti. Hiç olmazsa bana kar küresini söyleyebilirdi değil mi?”

Hermione yine mantıklı mantıklı, “Onları Snape’in gönderdiğini biliyorsa söylememesi normal bence, Harry. Söyleseydi annenin eşyalarının onda ne aradığını soracaktın ve Sirius’da Snape’in annenle eskiden arkadaş olduğunu açıklamakla kalmayıp onun yoldaşlıkta olduğu bilgisini de vermek zorunda kalacaktı. Sirius, Snape’le ilgili gerçeğin ortaya çıkmasını beklemiş olabilir. Ne de olsa Grimmauld’a gelene kadar Snape’in bizim tarafımızda olduğunu bile bilmiyorduk.”

Ron bu kez ona katılırcasına başını salladı. Harry bu cevaptan sonra sessizleşti. Makul yanıtlardı. Sonra, “Biliyor musunuz,” dedi. “Annemi son gören Snape’miş. Voldemort beni lanetledikten sonra o evden çıkaran da.”

Ron’la Hermione’nin gözleri büyüdü.

“Evet,” dedi Harry duyduklarını onaylarken. “Ne kadar nefret etse de beni koruyan nedense hep o.”

*

“Bunu ona söyleyemezsin. Çok uygunsuz bir zaman, çok…”

“Sence uygun zaman nedir? Sanıyorum bunun için çok geç kaldım, daha fazla beklemeyeceğim.”

“Voldemort’un Harry ile bağ kurabileceğine inanıyorum, Severus. Geçen yaz olanlardan sonra bu kanıya vardım ve güven bana, hislerim yanılmaz.”

“Umurumda değil.”

“Hayatını tehlikeye atıyorsun.”

“Hayatım her zaman tehlikede.”

“Voldemort bu bilgiye sahip olursa ona iyilik etmiş olmayacaksın. Son aile üyesi sensin. Senden başka da kimsesi yok. Alınma, Dursley’ler oldukça iyi bir aile ama hiçbir zaman anne babasının yerini dolduramayacaklar ve kardeşinin…” Dumbledore iç çekti. “Benim tavsiyem; bunca zaman bekledin. Biraz daha bekleyebilirsin.”

“Hediyeleri benim gönderdiğimi biliyor.”

Dumbledore gözlerinde belli belirsiz şaşkınlıkla baktı. “Nasıl?”

“Bilmeye çok yakındı, söyledim. Bilmesini istedim. Hala da istiyorum, ben onun babasıyım.”

Yaşlı adam tekrar iç çekti. Artık çok geç olduğunun sinyaliydi bu. “Öyleyse yapman gerekeni yap, Severus.”

*

Snape, odadan çıkalı beri koridorlarda dalgın, düşünceli yürüyordu. Sonra yankılanan ayak sesleri düşüncelerini böldü ve başını kaldırdı. Tam da aklından geçerken karşısına çıkması… Gerilmişti ama duygularını belli etmemek uzmanlık alanıydı, kaşlarını çatarak onlara uyaran bir bakış attı.

“Bu saatte koridorlarda amaçsızca dolaşmanızın nedeni nedir?”

Harry’de onu gördüğüne şaşırmış gibiydi. Sonuçta tam da ondan bahsederken karşısına çıkmıştı. Eskiler, iyi insan lafın üstüne gelir derdi ama Snape’in buna tam anlamıyla dahil olduğunu pek sanmıyordu ya…

“Hava almaya çıkmıştık Profesör.” dedi Hermione masumca.

“Hava almaya çıkmak sadece size mi özel? Tabi, siz Öğrenci Başkanıydınız değil mi? Görevi kötüye kullanmak hoşunuza gidiyor olmalı.”

Hermione ve Ron kızarırken Harry sinirlenerek, “Görevi kötüye kullandıkları yok.” dedi. Sesi olduğundan kaba çıkmıştı. “Benim yüzümden çıktılar.”

“Ve tabi kahraman da günü kurtarmaya çalışır. Ne kadar dokunaklı…”

Harry büsbütün öfkelenmişti, bağırdı. Zaten sinirleri bozuktu. “Sen de harika bir kahraman sayılmazsın! Kabasın, asap bozucusun ve yalancısın!”

Snape, onun ani çıkışına oldukça şaşırmıştı. Nesi vardı bunun böyle? Genelde alttan alırdı ama bu… Sonra Harry tekrar bağırdı ama bu kez acıdandı. Alnını tuttuğunda Hermione ve Ron paniğe kapılmıştı, “Harry!” dediler bir ağızdan. Snape’te endişelenmişti şimdi. Çocuğun yara izinin acıdığına ilk defa şahit oluyordu. Bir an için kendi canı da yanmıştı sanki. Elbette, kolu sızlıyordu ama bu başka türlü bir acıydı. Bir annenin ya da babanın, evladının canı yandığında hissettiği nahoş duyguydu bu. Harry bayılmak üzereyken onu tam zamanında yakalamıştı…

7 Yorum

Filed under The Last Family Member

7 responses to “The Last Family Member | Chapter 5

  1. Busura

    Daha okumadan excellent`a tıklayıp puan verdim düşün yani. :D
    Harry`nin yaşadığı çok kötü ya :S Her ne kadar defterden okumuş olsa da kısa bir saniyeliğine kardeşi olduğunu düşünüyor ve mutlu oluyor çünkü artık yalnız değil bir ailesi olacak ama sonra olmadığını öğreniyor. Sanırım daha büyük bir hayal kırıklığı yaşayamazdı. Yani ileride öğreneceği gerçekten bile daha büyük hayal kırıklığı diyebiliriz.

    Snape ilk defa bu kadar dikkatsiz baktın sanırım. Harry`nin ağladığını bir şey olduğunu nasıl anlamazsın ya :S Ya da anladın yine belli etmedin. Bari zihnini okusaydın onun. :S Her neyse sonda onu tuttun ya olsun. :)

    Yeni bölümde görüşmek üzere. :) Bol ilhamlar :)

  2. HaRoHe

    Teyzesi biliyor olsaydı da ondan öğrenseydi daha az acı çeker miydi düşünüyorum ama bence okuyarak öğrenmesi daha az can yakıcı olmuş :(
    Şimdi hayalini kurarak belki biraz sevinebilir kardeşim olsaydı böyle olurdu gibisinden :(

    Hermione ve Ron çok iyiler :)
    İyi adam tam lafının üstüne geldi bu durumda Harry sende lafının üstüne gittin ikinizde iyisiniz :D
    Snape artık söyleyeceğim, ben onun babasıyım laflarının üzerine Harry’nin dediklerini duyunca çok kırılmıştır :( Ama yine tam zamanında yakaladı oğlunu :) :)
    Eline sağlık Pesnap, özlemişim hikayeyi :) :)

  3. izobar

    Bölüm arası baya fazla olmuş, okurken fark ettim. Unuttuğum pek çok detay olmuş. Ancak sonradan hatırlayabildim, nerede bittiğini bile unutmuşum geçen bölümün yani.

    Şimdi ben hiçbir şeye takılmadım ama şu Harry’nin kardeşi kimden ona çok takıldım. Ama Dumbledore bunu Snape ile sakin sakin konuşabildiğine göre çocuk ondan değil. Eğer öyle olsaydı Snape o çocuk içinde acı çekerdi. Dumbledore’un konuşmasını istemezdi diye düşünüyorum. Ama emin olamıyorum tabii. Teorilerimin dayanakları çok zayıf. :D

    Bir diğer dikkatimi çeken olay da Snape’in Harry’e gerçeği söylemeye bu kadar istekli olması. Hayır, bunu Dumbledore bu kadar çok istese anlarım, cidden, ama Snape isteyince bir garipsemedim, bu işin altında bir çapanoğlu var demedim değil. :D Ki Harry bu gerçeği öğrenince Snape ile can ciğer olmayacakları da aşikar.

    Bu gidişle siteden kovacaksın beni ama bu bölüm kısaydı kabul et. :D Heyecanlı, aksiyonlu olaylara geçiş bölümüydü bence. :D

    Eline,emeğine, gönlüne sağlık. :)

  4. yaren_

    Heyheyyy :D :D
    Bir solukta okulda okudumm :D
    Aslında hesaplarsak bu saate kadar en az 4 defa okumuşumdur :3
    Harikaydı,Süperdi :D
    Snape’cim özür dilerim ben senin hakkında kötü düşündüm :( :D
    Acaba kardeşinin ismi neydi ya? Ne olacaktı? :(
    Ve snape, harry için endişelenir OMG :D
    Snape in amacı ne harry öğrendikten sonra onla kalacağını falan mı sanıyor ? Acaba artık dayanamıyor mu onsuz olmaya? Tek yaşamaya?
    Neyse gidiyorum ben Diğer bölümde görüşürüz :3 :D

  5. dilara

    çakzelllll :OOOO yeni bölüm gelir inşallah. çok ekşınlı. en başından tam 10 dakikada okudum. bu rekorum!!111!111!!! muhteşem!!! Ah Snape :(( bu adamı hep sevdim ve sevicem. yerim ya. babası çıktı bide lo o.O çok ekşınlı abi :DDDD diğer bölümde görüşürüz. OK Byyy

  6. @dilara: Gelecek inşallah yoğunum şu sıralar… Görüşürüz:)

  7. @yaren: :))) Peki, görüşürüz inşallah. :)

Yorumunuzu Alalım...

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s